“Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyonist Yahudi İsrail’e Karşı Çıkışlarını Nasıl Okumalıyız?” Başlıklı Yazınız Üzerine

Sent: Saturday, November 24, 2012 11:07 PM
Subject: “Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyonist Yahudi İsrail’e Karşı Çıkışlarını Nasıl Okumalıyız?” başlıklı yazınız üzerine
Es-selamu aleykum değerli hocam,

“Öncelikle kendimi tanıtayım” demek isterdim, ama ismim-cismim önemli değil. Sadece sıradan bir Müslümanım. Hiçbir gruba, cemaate veya sivil toplum kuruluşuna; biat etmiş, tâbî veya üye değilim. Sadece kendi başına yaşayan bir Müslümanım.

“Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyonist Yahudi İsrail’e Karşı Çıkışlarını Nasıl Okumalıyız?” başlıklı yazınızı okudum. Gerçekten güzel noktalara değinmişsiniz, Allah razı olsun. Bu yazınızı okuduktan sonra size bu maili göndermeye karar verdim.

Ben 2008-2009 yılları arasında, çeşitli araştırma ve incelemelerde bulunmak amacıyla, Pakistan’ın Federal Yönetilen Kabile Alanları’na bağlı Veziristan bölgesinde 1 yıl süreyle bulundum. Hem Kuzey, hem de Güney Veziristan’ı gezdim. Şu an ise Türkiye’de yaşamaktayım.

Bölge Taliban’ın kontrolü altındaydı. Şu anda alan hakimiyeti ne durumda bilmiyorum. Pakistan’ın sadece askeri karakolları, üsleri ve kontrol noktaları vardı, ancak onlar da Taliban’la yaptıkları anlaşma gereği üslerden dışarı asla çıkmıyorlardı. Üzerimizde haftanın 7 günü, günün 24 saati, Pakistan’ın Kuetta şehrindeki ABD üssü veya Afganistan’daki ABD üslerinden havalanan ve buralardan komuta-kontrol edilen insansız hava araçları uçmaktaydı. Bu İHA’lar aynı zamanda lazer güdümlü füze de taşıyorlar. (Türkiye’nin güneydoğuda PKK’ya karşı kullandığı Heron’lar İsrail yapımı ve silahsızdır.) Haziran 2012’de El-Kaide örgütünün 2 numaralı ismi Ebu Yahya El-Libi (Allah kendisine rahmet etsin) Veziristan’ın Mirali kasabası yakınlarında kaldığı evde, İHA’dan fırlatılan füze saldırısı sonucu şehid oldu.

Bölgede ayrıca Arap ülkelerinden gelmiş El-Kaide savaşçıları da mevcut. Ayrıca dünyanın her yerinden gelmiş muhacir savaşçılar da var. Bunlara Türkiye’den bölgeye gitmiş Türkler ve Kürtler de dâhil…
Bölgedeyken Taliban ve El-Kaide’den savaşçılarla çokça kez görüştüm. Beraber birçok vakit geçirdik. Edindiğim izlenimler ise şöyle oldu:

1) Canım elinde olan Allah’a yemin ederim ki; ben hayatımda başka hiçbir yerde, El-Kaide’deki Müslümanlar kadar Peygamber (s.a.v)’in ahlakıyla ahlaklanmış, güzel ahlaklı insanlar görmedim.

2) Taliban Kabil’e 1996’dan 2001 yılına kadar 5 yıl ülkede hâkimiyetini sürdürdü. Peki o dönemde Türkiye’deki tevhidi Müslümanlar Taliban hakkında bilgi sahibi miydi? Bilinçli miydiler? Türkiye’deki İslami ve tevhidi kesim niçin Taliban’ı kucaklamadı? Türkiye’de İslami kesimde bir sürü önde gelen şahsiyetler, cemaat önderleri, kanaat önderleri, yazarlar, gazeteciler, düşünürler, akademisyenler, bilim adamları, iş adamları ve öğrenciler vardı. Hatta sözümona İslami ama gerçekte partici olan “Kanal 7” vardı o zamanlar. Bu insanlar organize edilip, uçakla Pakistan-İslamabad’a gelip oradan da Peşaver üzerinden Celalabad ve Kabil’e 1 hafta-10 günlük seyahatler düzenlenebilirdi. O zamanlarda Pakistan devleti, gelecek olan insanlara vizeyi kolaylıkla vermekteydi. Bu ziyaretlerde Taliban’dan yetkililerle görüşülüp fikir alışverişinde bulunulabilirdi. Veya bahsedilen televizyon kanalının genel müdürü ikna edilerek, bölgeye bir muhabir ve bir kameraman gönderilir, Taliban hakkında belgesel-haber yapılabilirdi. Tüm bunlar sonucunda Türkiye’deki Müslümanlar Taliban hareketi hakkında bilgi ve bilinç sahibi olabilirdi.

3) 2007’de Veziristan’da bir kontrol noktasında Pakistan askerlerinin pususu sonucu birkaç Türk arkadaşıyla birlikte şehid düşen Şeyh Ebu Ömer Et-Türki, 1984 yılında Afganistan’daki cihada katılmış bir Türk mücahid lideriydi. 1997 yılında (yanılmıyorsam) Celalabad yakınlarında askeri eğitim kampı açtı. Kampta eğitim alanların büyük çoğunluğu Türkiye’den giden insanlardı. Yukarıda bahsettiğim ziyaretler sırasında Celalabad’daki bu kamp da ziyaret edilebilir, Türkiye’deki hacılar-hocalar-cemaatlerdeki önde gelenler-mangalda kül bırakmayanlar, hiç olmazsa birkaç saat veya birkaç günlüğüne de olsa Türkiyeli mücahidlerle aynı havayı teneffüs edilebilirlerdi. Bu ziyaretlere El-Kaide’ye ait olan, Kandehar’daki Ömer Faruk Eğitim Kampı da dahil edilebilirdi.

Taliban Hareketi hakkında 1. ağızdan ve sağlıklı bilgi alabilmek için, eğer okumadıysanız şu kitabı okumanızı öneririm. Kısa bir kitap zaten (Benim Arapçam böyle ağır cümle yapılarını anlayacak kadar iyi olmadığı için okuyamadım):

Kitabın adı: El-Mîzân Li Haraketi’t-Tâlibân (Taliban Hareketi Üzerine)

Linki: http://www.tawhed.ws/dl?i=dp0sir6s/
Yazarı: 2003 yılında Suud’daki Mekke ile Medine kentleri arasında bir yerde olan El-Bettar Eğitim kampında şehid edilen, Arap Yarımadası’ndaki El-Kaide Örgütü’nün o zamanki emiri Şeyh Yusuf El-Iyeyri’dir. Kendisi bir dönem Usame bin Ladin’in yakın korumalığını yapmış ve Taliban hâkimiyeti sırasında Afganistan’da bulunmuştur.

Diyeceklerim bu kadardır. Allah’a emanet olun. Es-selamu aleykum.