Ömer’in Irak’ın Fethinde Sa’d İbn Ebi Vakkas’a Vasiyyeti

Ömer İbnu’l-Hattab ’ın Irak’ın Fethinde Sa’d İbn Ebi Vakkas’a radiyallahu anhumaVasiyyeti

Müslümanlarla beraber savaş meydanına giderken merhametli ol, sakın onları yürüyüşlerinde yorma, onların dinlenmesi gereken bir mevki olursa onlara karşı kusur etme. Ta ki, düşmanlarıyla karşılaştıklarında yorulmasınlar ve bu onların kuvvetlerinden bir şey eksiltmesin. Düşmanın ise, istirahat etmiş ve kendi mevzilerini tahkim etmişler ve suyun başında bulunmaktadırlar.

Seninle beraber olanlar, her Cuma günü ve gecesi istirahat etsinler, silahlarını ve aletlerini onarsınlar.

Onların karargâhını, sulh ve zimmet ehlinin uzağında bir yere kur, onların arasına dinine güvendiğinden başka kimselerin gitmesine izin verme.

Onlardan hiç kimseyi aşağılamayın, zira siz onların ülkelerine girmekle, üzerinize bir sorumluluk aldınız. Onların mallarının ve canlarının hürmeti vardır. Onlara vefakâr davranmakla imtihan olunmaktasınız. Onlardan gördüklerinize sabredin. Onlar size karşı sabırlı oldukları sürece, siz de onlardan gördüklerinize sabredin.

Sakın, harb ehline ve sulh ehline karşı günah işlediğiniz halde üstün gelmeyi düşünmeyiniz!

Düşman topraklarına ayak basar basmaz, kendinle onlar arasına gözcülerini yay ki, yaptıkları senin bilgin dışında olmasın!

Yanında, Araplardan veya bu ülkenin halkından nasihatına (sana bağlılığına) ve sıdkına güvendiğin kimseler olsun.

Yalan söyleyen, söylediklerinin bazısında doğru söylese dahi, onun haberinin sana hayrı olmaz.

Söz yayan, bil ki, senin lehine değil senin aleyhine iş yapan kişidir.

Düşman askerlerine yaklaştığında; öncü birliklerin olsun seriyyelerin, düşmanla arana girsinler ve onlara ulaştırılacak yardımları ve destekleri kessinler. Öncülerin, onların askeri sırlarını öğrenmeye çalışsınlar.

Öncü birliklerini seçerken; çok iyi seçim yap ve onlara savaş atlarının en çevik olanlarını ver. Bir düşmanla karşılaştıklarında,onlara bu durumda yardım edecek tek şey, senin görüşünün kuvveti olsun.

Seriyyelerin emirlerini seçerken; bunlar, cihad ehli ve çok iyi eğitim görmüş olanlardan ve zorluklara dayanıklı olanlardan seç.

Onlardan hiçbirisini, sakın hevanla seçme ki, senin görüşünü ve emirlerini heder edip yakınların arasında kendisine verdiğin değerden daha fazla sana zarar vermesinler.

Hiçbir öncü birliği ve seriyyeyi, yenilebilecekleri veya imha edilecekleri ya da şiddetle hezimete uğrayacakları bir göreve gönderme!

Eğer düşmanın kuvvetini ve durumunu çok iyi araştırmışsan, düşman bölgelerine, uzağa ve yakına yaydığın; öncülerini ve seriyyelerini çevrene çağır ve elindeki bütün gücünle ve yapabileceğin bütün hileleri ve kullanacağın bütün kuvvetini hazırla.

Sonra, sakın ola ki onlara karşı aceleyle hareket edesin. Ki düşmanınla savaşa tutuştuğunda hoşuna gitmeyen bir şeyle karşılaşmayasın ve düşmanının açığını görmeden sakın saldırıya geçip savaşa başlama.

Savaşacağın arazi hakkında çok iyi bilgi edin, tıpkı onların haklarını bildiğin gibi. Ki, düşmanının sana yaptığını sen de ona yapasın.

Seni koruyacak olan birlikleri, daima diğer askerlerine göre daha dikkatli davranarak seç ve gece gücün yettiği kadar uyanık ol!

Allah, düşmanına karşı; senin ve seninle beraber olanların işlerinin ve nusretinin velisi olsun, kendisinden yardım istenecek ancak O’dur.”