İmam et-Turtuşî’ye Sufiler Hakkında Bir Soru

İmam et-Turtuşî’’ye [*] Sufiyye hakkında soruldu:

“Bilin ki; – Allah ömrünüz oldukça sizi korusun- Bunlar; insanlardan öyleleridir ki, bir araya toplanıp Allah’ın adını ve Muhammed’in (sallalahu aleyhi ve sellem) adını zikrederler.

Sonra bu kimseler, gerilmiş deri üzerine bir çubukla vururlar. Bunlardan bazısı kalkar ve rakseder, coşkuya gelir. Hatta öyle olur ki bunların bazısı bu halde baygınlık geçirir. Ayı zamanda yemek için bu meclislerine bir şeyler de getirirler. Bunların meclislerinde bulunmak caiz midir?

Üstadımız fakihimiz, Sufiyye’nin mezhebi hakkında ne buyururlar?

Bunlar meclislerinde şöyle bir şiir okurlar:

Ey Şeyh! Günah işlemekten vazgeç.

meclisimizden ayrılmadan ve ayaklar kaymadan önce

nefsin için salih olan ameli seç

henüz amel sana fayda veriyorken

gençliğe bakarsan o sırtını çevirip gitti,

başının aklığı ise artık başına inmiştir.

Bu ve benzeri ahvali sergileyenlerin Allah sana merhamet etsin cevabı şudur:

“Sufilerin mezhebi, tembellik, cehalet ve dalalettir.

İslam, ancak Allah’ın kitabı ve Rasulü’nün  (sallallahu aleyhi ve sellem) Sünnetidir.

Raksetmeyi ve vecd gösterisini ilk ihdas eden Samirî’dir. O onlara onların ziynetlerinden bir buzağı yapınca kalktılar ve onun etrafında rajksedip vecde geldiler.

Bu, kâfirlerin ve buzağıya tapanların dinidir.

Çubukla vurmayı ise, ilk olarak zındıklar ihdas etmişlerdir. Bununla Müslümanları Allah’ın kitabından uzaklaştırmak istemektedirler.

Allah’ın Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem)ve onun ashabı, vakarla sanki başlarının üzerinde kuş varmış gibi otururlardı.

Sultan’ın ve yardımcılarının üzerine düşen; bu rakseden ve sallanan insanları, mescidlere ve diğer yerlere [oralarda bu filleri işlemelerine engel olmak için]girmekten alıkoymaktır.

Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimsenin onların meclislerinde bulunması ve batıllarında onlara yardım etmesi helal değildir.

Bu; Malik’in, Ebu Hanife’nin, eş-Şafiî’nin ve Ahmed İbn Hanbel’in ve Müslümanların diğer İmamlarının mezhebidir.”

(el-Kurtubî, el-Camiu Li Ahkâmi’l-Kur’an:Taha suresi 93. ayet tefsirinde)

[ * ] Hicri. 451’de Endlüs’te Turtuşa şehrinde doğmuştur. Hicri.520 yılında vefat etmiştir. İlmiyle ve zühdüyle meşhurdur. Sultanlara nasihatlarıyla ünlüdür. En melhur eseri el-Havadisu ve’l-Bideu adlı kitabıdır. Ebu Bekr İbnu’l-Arabî onun talebesidir.