el-Ehnef İbn Kays’tan Seçme Sözler

El-Ehnef İbn Kays İbn Muaviye İbnu’l-Meriyy es-Sa’dî et-Temîmîden Seçme Sözler

(h.ö.3-h.72)

  1. Kardeşlik ince bir cevherdir. Onu sıkıca afetlere karşı, öyle ki gerekiyorsa sana zulmedenden özürle ve ondan razı olarak koru. Kendi faziletinden sık sık söz etmediğin gibi, kardeşinin de kusurundan çokça söz etme.
  2. Bir insanı kardeş edinmek istediğin de, onu kızdıracak bir şey söyle, eğer sana insaf ederse, onu kardeş edin, yoksa ondan sakın.
  3. Eğer nefsin sana insanlara zulmetmeyi söylerse, hemen Allah’ın kudretiyle seni nasıl cezalandırmaya ve senden intikam almaya kadir olduğunu ve zulmen eline geçirmiş oloduğunun elinden çıkacağını hatırla.
  4. İnsanların fitneye en çabuk kapılacak olanı, şerden kaçınmaktan utanandır.
  5. Eğer doğruyu işleyebiliyorsan, bu insanların yardımından daha yardım edicidir.
  6. Hakkında araştırma yaptığım hiçbir kimse olmasın ki, onu zannettiğimden daha faklı görmüş olmayayım.
  7. İlmin afeti kişinin kendisini zelil etmesidir.
  8. Size,ayıbı olmayan bir güzel ahlaktan söz edeyim mi; müsamahalı bir ahlak ve çirkin olanı işlememek: Size dertlerin en kötüsünü  haber vereyim mi; kötü ahlak ve çirkin dil.
  9. Sen, şerri terk ettiğinde seni terk edeceğini biliyorsan onu terk et.
  10. Allah, kıyamet günü, kendi katında insanların en iyisini ve akılca en olgunu, eliyle maruf yapan ve O’na bu konuda da şükretmeyi en iyi bilendir.
  11. Kıyamet günü Mizan’a konacak ilk şey, hüsnu’l-huluktur (güzel ahlak)
  12. Meclislerimizde; kadından ve yemekten söz etmeyin: Zira ben karnından ve şehvetinden söz edene buğz ederim. Kişinin iştihası olduğu halde yemeği terk etmesi onun mürüvvetindendir.
  13. Arkadaşının senin üzerinde taşıman gereken üç hakkı vardır: Gazap halinde, yanlışlıkla ve  boş bulunarak zulmetmesine sabretmek..
  14. Kardeşlerin en hayırlısı; kendisine ihtiyacın olduğunu belli etmediğin zaman, sana artan hiçbir sevgi emaresi izhar etmeyen ve kendisine ihtiyacın olduğunda da sana karşı yapması gerekeni eksiksiz yapan, ayağın takıldığında seni kaldıran ve yardımına ihtiyacın olduğunda da sana arka çıkandır.
  15. Edebin başı güzel konuşmaktır. Amel olmadan sözün hayrı yoktur, cömertlik olmadan, malın hayrı yoktur, doğru söylemenin vefa olmadıkça hayrı yoktur, takva olmadan fıkhın hayrı yoktur, niyet olmadan da sadakanın hayrı yoktur.
  16. Mürüvvetin başı, yüz aydınlığı ve insanlara meveddet ile yaklaşmaktır.
  17. Nice insan vardır ki, kendisi olmasa bile faydası kaybolmaz, nice insan vardır ki arkadaşını koruyormuş görünse bile onunla oturan onun şerrindn emin olmaz.
  18. Cahil kimse; altı hasletle bilinir: Herkese güvenmek, yararsız yere de olsa konuşmak, sebepsiz yere gazaplanmak, yeri olmadığı halde infakta bulunmak, herkese sırrını yaymak ve düşmanla dostu birbirinden ayıramamak.
  19. Mürüvvet; sadık dilli olmak ve arkadaşların acısını paylaşmak ve Allah’ı her mekânda zikretmektir.
  20. Hilm: Alçak gönüllük ve sabırdır.
  21. Saadet; zulmü terk etmek ve bir şey istenmeden vermektir.
  22. Bir gece boyu, Sultanım ve Rabbimi razı edecek sözü düşündüm, ama bulamadım.
  23. Bevl’in (idrar) çıktığı yerden iki kez çıkan insanın tekebbürde bulunmasına şaşırıyorum.
  24. Benim iki özelliğim vardır: benimle bir kez de olsa oturan kimsenin yanımdan gittikten sonra ğiybetini yapmam; beni kendi işlerine dâhil etmeyen kimselerin de asla işlerine karışmam.
  25. Oğlum! Salih insanlarla birlikte ol ki onlardan sayılasın, rezillerden de uzak dur ki onlardan sayılmayasın!
  26. Oğlum! Sana şeref olarak, doğru sözlü olmak yeter, zira konuştuğunda düşmanın bile seni doğrular. Yalan söylemen de sana  aşağılığı olarak yeter; bu da, ne dostun ve ne de düşmanın tarafından bunun kabul edilmesidir.
  27. Bir adam, Ehnef’e dedi ki: Bana bir kelime söyle de seni on kez dinleyeyim. Ehnef de ona; eğer sen de bana on söz söylersen, ben de seni bir kez dinleyeceğim.
  28. Bir adam ,Ey Bahr’un babası: bana Hilmi öğretir misin? Dedi ki: Bu, kendini zelil görmektir, kardeşim buna sabr edebilecek misin?
  29. Bir adam Ehnef’e dedi ki: Hiç yorgunluk hissetmeyeceğim bir yardımdan söz eder misin? Dedi ki: Hoş ahlaklı olmaya ve çirkin olan davranıştan uzak olmaya bak. Bil ki: Bütün tabipleri çaresiz bırakan hastalık, kötü dilli olmak ve iğrenç olan fiillerdir.
  30. Ömer (ra) Ehnef’e sordu: İnsanların en cahili kimdir? Dedi ki: Ahiretini dünyası için satandır.
  31. Gazabı yenmek için kuvvet sahibi olmak, intikam almak için kuvvet sahibi olmaktan daha hayırlıdır.
  32. Sen yaşlı bir adamsın, oruç seni zayıf bırakır denildiğinde, dedi ki: Ben ona uzun bir yolculuk hazırlıyorum. Allah’a itaatte sabretmek, Allah’ın azabına sabretmekten daha kolaydır.
  33. Ehnef’e insanlık nedir denince; dedi ki: makamın yüksekliğinde tevazu’, gücün yetince başa kakmadan affetmek.
  34. Uğrusuzluk nedir denilince; dedi ki: Darda kalmış olana karşı kendini üstün görmemektir.
  35. Mürüvvet nedir denildiğinde; dedi ki: İnsanların gözleri önünde yapmaktan kaçındığını insanların gözlerinden uzakta iken de işlememektir.
  36. Halid İbn Safvan’a denildi ki; Ehnef neyle insanların en seçkinlerinden oldu? Dedi ki: Nefsine hâkim olmasından.
  37. Çok gülmek, insanın heybetini giderir, çok mizahta bulunmak mürüvveti giderir. Kim bir şeyi çok yaparsa onunla bilinir.
  38. Söz susmaktan daha hayırlıdır. Çünkü sessizlik, sahibinin fazileti olarak ondan başkasına intikal etmez. Sözün hayrı ise, kendi sahibinden başkasına da fayda vermesidir.
  39. Karnı aç olan kimseyle karnı doymadan istişare etme. Susuzla da susuzluğunu giderinceye kadar, esirle de esaretinden kurtuluncaya kadar, fakirle de mal sahibi oluncaya kadar.
  40. Yalancının mürüvveti yoktur. Cimrinin de insanlara baş olması, eskimiş şeyde de takva olmaz.
  41. Babalar çocukları için, ölüler de hayatta iyilik ve edeb sahiplerine güzellikle hayr işlemekten daha faydalı bir şey bırakmamıştır.
  42. Tekebbürde bulunan bir kimse, ancak ve ancak nefsinde bulunan bir alçaklıktan ötür tekebbürde bulunur.
  43. Şeref sahibi olan asla hıyanet etmez, akıl sahibi de yalan söylemez, mümin de asla ğiybet etmez.
  44. Hiç bir kavmin sefihleri artmış olmasın ki, onlar -bu sebeple- zelil olmasın.
  45. Benimle tartışan hiçbir kimse olmasın ki; Onunla tartışmamı üç esas üzere yapmış olmayayım: Eğer mertebesi bende üstünse, onu takdir ederim, benden aşağıda ise, kendi nefsimi onun mertebesine indirmemek için kendime saygımı korurum, eğer benim emsalim ise, ona karşı faziletimi dile getiririm.