Bir Kaç Önemli Söz

İbn Ebi’l-Hadid Nehcu’l-Belağa’nın şerhinde der ki:

“Ali’nin faziletleri hakkında uydurulan yalan hadislerin çoğu Şia tarafındandır. Onlar işin başlangıcında Ali hakkında çeşitli hadisler uydurdular. Onları buna, düşmanlarına olan düşmanlıkları itti. Bekriyye fırkası Şia’nın yaptıklarını görünce onlar da buna karşılık Ebu Bekr hakkında hadis uydurmaya başladılar.”

(İzzuddin Ebu Hamid İbn Ebi’l-Hadid,Şerhu Nehcu’l-Belağa: c.3, s.26. Thk. Nuruddin Şerefuddin ve Muhammed Halil ez-Zeyn. Daru’l-Fikr Beyrut.)

İbn Ebi’l-Hadid, Şia’nın uydurduğu haberler arasında şu uydurma haberi de zikreder:

“Şia’nın zikrettiği şeni’ (çirkin ve ağır) utanç verici meselelerden birisi de Kunfuz’un Hz. Ömer tarafından gönderilip Fatıma’ya (radiyallahu anha) vurduğu ve sırtında bir topağın oluştuğu, Ömer’in Fatıma’yı kapıyla duvar arasında sıkıştırdığı, Ali’nin boynuna ip bağlayıp sürüklettiği ve Fatıma’nın; ‘ey babası neredesin, ey babası neredesin’ dediği, Hasen ve Hüseyn’in bu arada onların arkasından giderek ağladıkları ve benzeri haberlerin hiçbirisinin aslı yoktur. (……) Bunun bizim ashabımız arasında hiçbir gerçeği yoktur. Onların hiç birisi bunun sabit olduğunu söylemez. Ne hadis ehli bunu rivayet etmiş ve ne de bunu bilirler. Bu haber ancak Şia’nın uydurduğu bir şeydir. Onlar hakeza Muaviye’nin kınanmasıyla ilgili hadisleri de uydurmuşlardır: ‘Muaviye’yi benim minberim üzerinde görseniz bile öldürün’ uydurma haberi buna bir misaldir.” (İzzuddin Ebu Hamid İbn Ebi’l-Hadid,Şerhu Nehcu’l-Belağa: c.1, s.158, 159, Prof. Dr. Şa’ban Muhammed İsmail, el-Medhalu Li Diraseti’l-Kur’ani ve’s-Sunneti ve’l-Ulûm el-İslâmiyye: c.2, s.101)

İbnû’l-Cevzî (rh.a) diyor ki:

Ali’nin (radiyallahu anhu) faziletleri hakkında sahih olan haberler gerçekten çoktur. Ancak Rafızîler buna dahi rıza göstermeyerek, elden geldiği kadar onun kadrini yüceltmek yerine, onun değerini düşüren şeyler uydurmuşlardır.” (Ebu’l-Ferec İbnû’l-Cevzî, el‑Munteka Min Minhaci’l-İtidal: s.480)

Amir eş-Şa’bi derdi ki:

“Bu ümmetin içinde, Ali kadar hakkında yalan söylenmiş olan bir başka kimse yoktur.” (ez-Zehebî, Tezkiretu’l-Huffaz: c.1, s.77)

Ancak buna mukabil karşıt hizipler de de Ebu Bekr, Ömer, Osman ve Muaviye hakkında, onların faziletlerini dile getiren hadisler uydurulmuştur. eş-Şevkânî kitabında bu uydurma hadislerden bazısına değinmiştir.

Abdullah İbn Ebi Evfa’dan rivayet edildiği söylenen uydurma bir sözde şöyle denir:

“Ben Nebi’yi (sallallahu aleyhi ve sellem) Ali’ye yaslanmışken gördüm. Birde baktım ki, Ebu Bekr ve Ömer gelmekteler. Dedi ki; ey Hasan’ın babası! O ikisini sev. O ikisinin sevgisiyle cennete girersin.” (İbn Arrak, Tenzihu’ş-Şerîa: c.1, s.159)

Bugün özellikle Farsça’dan yapılan çeviri kitaplar arasında Allah’ın Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına, özellikle Ömer’e iftira içeren ve sahabeye hakaretlerle dolu birçok kitap yayınlanmakta. Ne yazık ki Allah’ın Rasulü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) ve O’nun ashabını sevdiğini söyleyen ilim ehli, Ehl-i Sünnet’e hakaretleri içeren ve hatta sahabenin çoğunu mürted gören ve Ali’yi (radiyallahu anhu) sevdiğini iddia edenlere karşı seslerini çıkarmamaktalar. Bu iftira ve yalanların arasında İbn Ebi’l-Hadid’in de işaret ettiği gibi, Hz. Ömer’in Hz. Fatıma’nın karnını tekmelediği ve onun çocuğunu düşürmesine sebep olduğu ve evini yaktırdığını söyleyecek kadar çirkin iftiraları yayan kitaplar hâlâ yayınlanmakta.