Bir Alimin Alime ve Talebelere Nasihatı

Aklınla da olsa, Allah’ın yarattıklarından bir şeyi kötü görme!

Sakın bazı günlerde bazı amelleri işlemekten sakınarak kendini alıkoyma; her gün dilediğini gibi amel et. Zira günlerin hepsi Allah’a aittir ne fayda verir ve ne de zarar.

Alimin olana yapması gereken; ilminde Allah Azze ve Celle’ye karşı nefsini küçülk görmek ve nefsinin şerrinden kendisini korumak ve anlayamadığı zor şeyler hakkında söz söylemeden durmasını bilmektir. Bilmediğini bilmiyorum demekten utanmamalı. Bildiği bir rivayet varsa, bunu bütün gayretiyle en iyi şekilde nakletmeli. Kendi meclisinde oturanlara insafla davranmalı ve onlara yumuşaklık göstermeli. Kızgınlık ve öfkleden kendini korumalı. Meclisinde oturanın hatalarını görmemeli ve hatasından ötürü onu kınamamalı.

Kim bir alimin meclisinde oturursa, ona iclal [saygı] gözüyle baksın. Söz söylediğinde susarak onu dinlesin.Ona soru soranın soduğu soruya cevapla muhalefete etmemeli. Ders dinleyen, alimin dil sürçmelerini aramasın. Kim bir ilmi öğrenek istiyorsa bu ilmi sekine ve vakar ve kendini büyük görmeyi terkederek öğrensin.

Güzel ahlak ve güzel edeb, ilim elde etmenin en önemli yardımcılarıdır. Hilm ilmin ne güzel veziridir.Alime gereken en güzel davranış; kendisini bütün kötülük ve aşağılık davranışlardan korumak ve kendisiyle Allah’ın sevabı istenmeyecek olan amelden sakınmak, cezasının geleceği muhakkak olan bir meclise oturmamak ve Allah Azze ve Celle’nin hakkı olan vacibi eda etmede hakkıyla kıyam etmek ve kendisini ilim elde etmek için davet edeni ve kendilerine nasihat etmelerini isteyenlerin meclisinde muvafakaları olmadan oturmamalı.

Alimin şerefindedir; zamanını bilmek, kendi işine bakmak diliini korumak, kardeşlerinden kendisini sakınmayı bilmek ve ölümünü daima iki kaşının arasında bilmek.

Halil İbn İshâk el-Cündî el-Malikî, Kitabu’l-Cami’: s.82,83