Bid’atları Tanıma Kaideleri

Bid’atları Tanıma Kaideleri: Muhammed İbnu’l-Huseyn El-Cizânî

 

İhtisarla tercüme: Mehmet Emin Akın

______________________________________________________________________________

BİD’ATLARI TANIMANIN USULÜ

BİRİNCİ ASIL

  1. Uydurma
  2. Heva ve mücerred kişisel düşünceye dayalı ibadet
  3. Rasulullah’ın  (sallallahu aleyi ve sellem) terkettiğine muhalefet eden ibadet
  4. Selefin ameline aykırı bir ibadet
  5. Şeriatın genel kadielerine aykırı ibadet
  6. Allah’a adetler ve mübah ola şeylerle yaklaşmaya çalışmak.
  7. Günah olan şeylerle Allah’a yakınlık aramak.
  8. Mukayyed (zaman, mekan ve münasebeti   belli olan) bir ibadeti “mutlak” (zaman, mekan ve münasebeti geniş ve kesin olan ibadetmiş ) gibi kabul etmek.
  9. Mutlak olan ibadeti de “takyid” etmek.
  10. Adetlerde aşırıya gitmek.

İKİNCİ ASIL

  1. Vahy’in nasslarına aykırı adet, akide ve görüşler.
  2. Vahy de varid olmadığı gibi, sahabe ve tabiunun da akidesinde olmayan.
  3. Din’de “husumet”  ve “cidal”
  4. Adetlerden ve muamelelerden bazısını zorla yaptırmak
  5. Adet veya maumeleler(örf)sebebiyle Şeriatta değişikliğin söz konusu olması.
  6. Kafirlerin hususuiyetlerinden olan şeyde onlara benzemek.
  7. Kafirlerin ihda s ettikleri ve Dine aykırı olanda onlara benzemek.
  8. Cahiliyyenin yaptıklarını yapmak.

ÜÇÜNCÜ ASIL

  1. Hakikatte söz konusu olan şer’î bir bir ameli hakikatının dışında da yapılabilirmiş zannına yol açacak bir tarzda yapmak.
  2. Caiz olan bir ameli, şeriatta mutlak şekilde işlenmesi gereken bir amelmiş gibi yapmak.
  3. Alimlerin ma’siyet olanı işlmesi ve bu sebeple de haklkın bunun işlenebileceğini itikad etmesi.
  4. Halkın genelinin günah işlemesi ve günahların onların arasında yayılmasına rağmen, alimlerin buna güçleri yetiyorken engellememesi sebebiye bunda herhangi bir günahın olmadığını sanmaları.
  5. Bid’at ve Din’de uydurma ameller sebebiyle ortaya çıkan şeyler.

BİD’ATIN ŞARTLARI

  1. Dinde olmayanı uydurup ortaya çıkarma
  2. Bu uydurulmuş olan şeyin sonradan Din’e nisbet edilmesi.
  3. Bu uydurma şeyin aslî ve fer’î hiçbir delile dayanmaması.

BİD’ATIN ÖZELLİKLERİ

  1. Genelde bid’at olan şeyi yasaklayacak bir nas veya “hususi” bir delil bulunmayınca, bu sebeple onu nehyetmek için ancak kullî ve umum olan delile başvurulur.
  2. Bid’at Şeriatın maksadlarına aykırıdır, onu yıkıcıdır. İşte bu bidati çirkin görmenin umum delilidir. Bunun için bid’at “dalalet” olarak nitelendirilmiştir.
  3. Bidat olan bir şey genellikle Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Onun ashabı zamanında (DİN’de) olmayandır

DİNDE BİD’ATIN ÜÇ ASLI

  1. Allah’ın şeriat olarak koymadığıyla Allah’a yaklaşmak.
  2. Din’in aslının dışına çıkmak.
  3. Bid’ata götüren sebepler

BİD’ATLARI TANIMA KAİDELERİ

BİRİNCİ KAİDE: Uydurma hadislere dayanan her ibadet bid’attir.

İKİNCİ KAİDE: mücerred kişisel görüşe dayanan ve heva bid’attir; bazı alimlerin ve bazı abidlerin veya bazı beldElerin adetleri ve bazı hikaye ve rüyaları gibi.

ÜÇÜNCÜ KAİDE: Rasul (sallallahu aleyhi ve sellem) ibadetlerden bir ibadeti , onun mucib şartı olmasına rağmen terkedince ve bunu işleyemeye de engel olacak şey ortadan kalkmışsa bunu işlememk bid’attir.

DÖRDÜNCÜ KAİDE: sahabeden selef-i salihinin,tabiunun ve onlara tabi olanların veya onların naklettikleri veya kitaplarında tedvin ettikleri veya meclislerinde bid’at olduğuna değindikleri şey; bunu işlemeye dair gerekliliğin varlığının sabit ve engelin olmaması halinde bu bid’attir.

BEŞİNCİ KAİDE: Şeriatın kaidelerine ve maksadlarına aykırı olan bütün ibadetler bid’attir.

ALTINCI KAİDE: Şeriatın hiç bir vecihle muteber görmediği ibadetler veya muameleler bid’attir.

YEDİNCİ KAİDE: Allah’ın yasakladığı her hangi bir fiile Allah’a yaklaşmaya kalkışmak bid’attir.

SEKİZİNCİ KAİDE: Şeriatta belli bir sıfatla vardi olan bir ibadeti takyid edildiği şartın dışında sıfatını değiştirmek bid’attir.

DOKUZUNCU KAİDE:Şeriatta işlenmesinin serbestliği; bir zamana veya mekana mahsus olarak veya bu iki şartın benzeriyle “mutlak” bir delille sabit olan bir ibadetin bununla takyidi, bunun şeriatta da kasdedilen şey olduğunu vehmini veriyor ve bu takyide “umum” bir delil delalet ediyorsa bu, bid’attir.

ONUNCU KAİDE: Bir ibadette meşru olan haddin dışına çıkarak ona ziyade de bulunmak ve bunda şiddet ve inad etmek bid’attir.

ONBİRİNCİ KAİDE: Kitabın ve Sünnetin nasslarına aykırı olan; bütün inançlar, görüşler ve bilgiler veya buna muhalif ola bu ümmetin selefinin icmaıyla bid’attir.

ONİKİNCİ KAİDE: Kur’an ve Sünnette varid olmayan ve sahabe ile tabiundan da bize nakledilği söylenmeyen akidelerin tamamı bid’attir.

ONÜÇÜNCÜ KAİDE: dinde düşmanlık, cidal etmek ve haksız ve cahil olduğu halde Kur’a hakıkında mücadele (Mirâ) etmek bid’attir.

ONDÜRDÜNCÜ KAİDE: İnsanları  şeriatta varid olmayan bir ibadeti ve ameli üstelikt de şeriata aykırı olduğu halde , bunu kendisine muhalefet edilemeyecek bir Din gibi algılamak ve bunları işlemeye zorlamak bid’attir.

ONBEŞİNCİ KAİDE: Dinin sabit olan hükümlerine karşı çıkmak ve Dine ait olan hadleri değiştirmelk bid’attir.

ONALTINCI KAİDE: Kafirlere ibadetlerinde –ve küdr olan- adetlerinde uymak bid’attir.

ONYEDİNCİ KAİDE: Kafirlerin dahi kendi dinlerinde olmadığı halde ihdas ettikleri ibadet ve adetlerde uymak da bid’attir.

ONSEKİZİNCİ KAİDE: İslamda meşru görülmeyen cahiliyye geleneklerinde birini işlemek bid’attir.

ONDOKUNCU KAİDE:Bir fiil şer’an, hakikatte olduğunun hilafına yaplımışsa, bu fiil de bidata dahildir.

YİRMİNCİ KAİDE: Şer’an caiz olan bir fiil ,sanki şer’an isteniyormuş (vacib) gibi işlendiğinde bu da bid’ata dahil olur.

YİRMİBİRİNCİ KAİDE: Kendilerine uyulan alimler,özellikle günah olan bir şeyi işlediklerinde onların bu yaptıklarını inkar edenlere iltifat edilmeyip (dikkate alınmaması) sebebiyle bu “masiyet”in Dinden olduğunun sanılması bu amelleri bid’ata dahil olur.

YİRMİİKİNCİ KAİDE:Halkın genelinden olanlar günah işlediklerinde, ya da bu “ma’siyet” veya “ma’siyetler” onların arasında ortaya çıktığında; kendilerine “iktida” edilen (uyulan) alimlerin güçleri yettiği halde, bunu inkar etmemeleri sebebiyle halkın genelinini bunun –Din’denmiş gibi işlenmesinde- bir sakınca görmemesi bid’at dahil olmuş olur.

YİRMİÜÇÜNCÜ KAİDE:  Dinde sonradan ihdas edilmiş olan taabbudî veua adet tarzında olan amellerin hepsi bid’ata dahildir.Çünkü “muhdes” (Din’de sonradan uydurulan) üzerine bina edilen de “muhdes”tir”

Mehmet Emin Akın – 15 Ekim 2011 Cumartesi 23:53