Allah’ın Kitabı İçin Nasihat

İbn Receb el-Hanbelî (rahmetullahi aleyhi) derdi ki:

“Allah kitabı için nasihat demek; onu şiddetle sevmek ve onun değerini yüce görmektir. Zira o rabbimizin kelamıdır. Onu anlamak için şiddetli arzu sahibi olmak, onu “tedebbür”le en ileri düzeyde ilgilenmek ve bunu önemsemek, tilaveti üzerinde durup düşünmek, Allah’ın manalarını anlamasını istediğini anlamak, onu anladıktan sonra onunla amel etmek..

İşte buna, kullardan bir kulun bir diğeri için nâsih olması demek; kendisine nâsih olanın vasiyyetini anlaması misal olarak verilebilir.

Hakeza, Rabbinin kitabı için nâsih olan kimse de onu fıkhetmekle ilgilenir ki; onunla Allah’ın  emrettiğini yerine getirmek için,sevdiği ve razı olduğu şekilde kıyam etsin. Sonra Allah’ın kitabından anladığını kulları arasında yaysın, onu öğrenmeyi severek edebiyle edeplensin..”

Onlara Rasul’ün Sünnetiyle karşılık Verin

Ömer İbnu’l-Hattab (ra) derdi ki:

“Öyle insanlar gelecekler ki sizinle Kur’an’ın müteşabih ayetlerini [kendilerine hüccet gösterip] mücadele edeceklerdir. Siz de onları [Allah’ın Rasulü’nün] (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetleriyle yakalayın. Zira sünen sahibi kimseler Allah’ın kitabının ilmini en iyi bilenlerdir.” [*]

[*] İbn Batta Ebu Abdillah, Abdillah İbn Muhammed İbn Muhammed el-Ukburî, el-İbane: c.1, s.352 (229)